Ne Dediysek YAPTIK. Yine Biz YAPARIZ. Binali YILDIRIM İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı

CHP İÇİNDEKİ YAPISAL BÖLÜNME ve EKREM İMAMOĞLU ŞİRİNLEMESİ!

Tahir Çalgüner

Öncelikle şunu söyleyelim Ekrem İmamoğlu bir projedir.Kendisinin söylediği gibi de Trabzon’un 40 hanelik köyünden çıkan Karadeniz sahil halkı projesi değildir. Y- CHP içinde yuvalanan ” Atatürk’ün Kendisini çok ama çok seviyoruz ancak ilkelerine sahip çıkmıyoruz” diyen 10 Aralıkçılar kulübünün bir İngiliz masonik projesidir.Ekrem İmamoğlu ve Babacangiller ile bu “10 Aralıkçılar” adı verilen Kemalizm karşıtı – karşı devrimci ve gayri millici çetenin bağı kurulmadan; Ekrem İmamoğlu şirinlemesi ve güzellemesi yapılıyor.Adam Cumhurbaşkanı adayı olduğunda da,bu liberal güzelleme sündüre sündüre yapılacak gibi duruyor.

CHP İÇİNDE; KEMALİSTLER VE SOSYAL DEMOKRATLAR ARASINDA İDEOLOJİK YAPISAL BÖLÜNME VAR

CHP’ nin Kemalist “altı oku” yediler ve sözde “sosyal demokrasi” adı altında masonik bir elle anlamlarını dönüştürdüler ve “şarta” bağladılar.

1. Milliyetçilik, “eşit yurttaşlık” olmuş..Federatif yurttaşlığa evrilecek gibi!!

2. Devletçilik, “insani kalkınma” olmuş,

3. Laiklik; “özgürlükçülük” olmuş, Sekülerizme evrilecek gibi!

4. Halkçılık ise; “hümanizm” olmuş,

5. Devrimcilik ise “demokratlık”

Bu ifadelerden sonra bu ılımlı ve sos-lu liberal projeyi kimin hazırladığı da ortada…

Şimdi de diyorlar ki; Y-CHP’ye oy vermezseniz, AKP’nin işine yararmış diye bir söylem peşindeler…Yerseniz.

CHP üst yönetimini, aklını başına getirecek tek güç; taban ve CHP seçmenidir.

Kılıçdaroğlu’nun ve sonrasında gelecek müstakbel yedek genel başkanları hegemonyasındaki bu işgalci zihniyetin; partiyi omurgasızlaştırarak, pusulasından çıkarıp, hızla “Atatürkçülük-süzleştirmeye” götürme tehlikesinin de altını, bu vesile ile tarih ve sizlerin huzurunda çiziyorum.

CHP, Atatürkçü bir parti iken, üst yönetimi sosyal demokrat bir parti haline dönüştürüldü.Başkanlık sistemine göre dizayn edilme çalışmaları hızlandı. Muhalefet gücü sünnet edilmiş bir CHP mevcut yönetimine bu haliyle; Türkiye’de Güçlü Muhalefet hareketinin de önünde bir engel ve tıkaç olarak işlev gördürülüyor.

Atatürkçü gövdeye sözde ithal bir “sosyal demokrasi” aşısı yaparak taçlandırmak istediler. Başarılı olmadılar. Kemalist çınar ağacına elma aşısı yapmak gibi bir uğraştı bu…Taban red etti.

Sosyal demokrasi kulağa ve göze hoş geliyordu ancak Kemalizm’in panzehiri kökü dışarıda zehirli bir sarmaşık gibi gövdeye dolandı. Kuzu postunda kurt gibi, asırlık çınar ağacının gövdesini ve koskoca 6 ideolojik dalını kemirmeye başladı.

CHP’yi SHP ‘leştirme noktasında sözde bir “Sosyal Demokrat Operasyona Kemalistler Geçit vermez.

Ancak CHP’ den ayrı yeni bir “sosyal demokrat partinin” kurulmasının önünde bir engel de yoktur.

Kemalistler, CHP’nin sahibidir ve yavuz hırsız misali, CHP’yi ve 6 ok ideolojisini kolay kolay sosyal demokrat işgalcilere yedirtmez.

CHP Parti içi muhalefet, İmamoğlu’nun, belediye başkanlığını kazanmasını istiyor. Çünkü Partiden uzak kalmasını arzuluyor.!! İmamoğlu İstanbul belediye başkanlığı seçim süresi içinde piarı yapılıp kazanmaması öngörüsüyle, YCHP’ye Genel başkan yapılması üzerine modellenmiş, makyajı yapılmış dört sene öncesinden belirlenmiş bir proje çocuğuydu.

Seçimler yenilenince bu süreç başa dönmüş oldu.23 Haziran seçimlerinde kanımca, İmamoğlu İstanbul’u kaybeder.Dolayısıyla film başa döner ve 2020 yılı başında da Kılıçdaroğlu taçını kendisine devreder ve YCHP Genel başkanı olur…Daha sonrada bizim yakışıklı İngiliz Ekrem, Huzur partisi ve YCHP’nin ortak CB adayı olarak seçmen pazarında tekrar görücüye çıkar.

Kitle partisi olan YCHP güruhlar partisine, İdeoloji partisi özelliğinden de konjonktür partisine dönüştü. Sıradanlaştı ve bayağılaştı.Dolayısıyla seçmeninde ağzının tadı tuzu kalmadı.

Siyasi hayat ise; Matriks filminde gördüğümüz üzere millete iki hap veriliyor birisi beyaz birisi kırmızı ve bu iki haptan birisini içmesi istenmesi üzerine temellendirilmiş bir rüya alemi…Millette hapı yutuyor..Bazıları ise içiyormuş gibi yapıyor daha sonra da çöpe tükürüp atıyor.

Gerçek mütedeyyin AKP seçmeni, samimi Kemalistler ve Ülkücü taban ise; bu olup biteni kah gülerek kah üzülerek seyrediyor… Bu azınlık ama nitelikli grubun dışındaki kahir genel ise; futbol maçına gider gibi partilerini desteklemek üzere sandıklara koşuyorlar ve numaralı tribünleri dolduruyor ve tedavi oluyorlar.Stres atıyor vicdanlarını aklıyor, kimlik eşleşmesi yapıyorlar ve her şey çok güzel oldu havasında tekrar gündelik hayatlarına geri dönüyor.

Seçmen ne yapasın? Seçenek yok ki ? sorusuna verilecek cevabım şudur: Eğer her partinin seçmeni bu suça ve ittifaklar komedisine ortak olmaya devam ederse; 3. ve 4. seçeneklerin hiç bir zaman zaten olamayacağıdır.Sistemin sürdürülebilirliğine katkı veren, oy verme meraklılarına da böylelikle bu oyuna paydaş yapılıyor ve “herşey çok güzel olacak” şeklinde sistem tıkır tıkır iteklettirilip işletiliyor…!!!!!Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmaması şartıyla Belediye başkanı olsun.Ancak karşımıza birde müstakbal Cumhurbaşkanı adayı olarak getirilirse; İşin rengi değişir. Kemalistlerin tepesi tam atar ve CHP tabanındaki muhalif ana kanat açar ağzını yumar gözünü…

Danışıklı dövüş siyaset meydanında; sahne aynı oyuncular tanıdık.

İthal siyasi algı yönetimi teknikleri eşliğinde,

Atlantik ötesi güçler ve yerli taşeron derneklerinin toplum mühendisliği projeleri ve seçilen reklam çocukları ise; ” (Sosyal)Demokrasi projesi” olarak topluma sunuluyor.Aslında Yok birbirlerinden farkı…

Ama, hani gerçek Kemalistler ve bilinçli seçmenler hani nerede?


Haberi PAYLAŞINIZ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir