Didimli yatırımcının CHPli belediye başkanı Ahmet Deniz Atabay’a isyanı

Didim’de 5 yıldız Turizm belgeli hizmete açılan Maril Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Orak, tecavüz skandalı ile gündeme gelen Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay hakkında bir basın açıklaması yayınlayarak isyan etti.

Didim’de 5 yıldız Turizm belgeli hizmete açılan Maril Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Orak, son günlerde Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay hakkında ortaya çıkan yüz kızartıcı iddialarla ilgili kendisini ve şirketlerini suçlamasına isyan ederek kamuoyuna basın açıklaması yaptı.

Bizim tek suçumuz Didim’e yatırım yapmak ve 300 kişiye iş sağlamak” sözleriyle isyanını dile getiren işadamı Ahmet Orak, Didim’e katma değer sağladıklarını ve Didim Turizmi için yatırımlar yaptıklarını belirterek, “Başkan Deniz Atabay ne yaparsa yapsın biz, yapılan tüm zulüm ve baskılara inat Didim’e ve Türk turizmine yatırım yaparak istihdam sağlamaya devam edeceğiz. Sayın Başkan bu gün oturduğu koltuğun gücü ile tarafımıza her türlü zulmü yapmaktadır. Ancak unutmasın ki, o koltuklar baki değildir. Yarınlarda koltuk altından alındığında ismi bile unutulup gidecektir ama bizim yatırımlarımız hizmetlerine devam edecektir” dedi.

Başkan Atabay’ın kendi egosunu tatmin için kamunun parasını harcayarak kendilerini itibarsızlaştırmak için her yolu denediğine özellikle vurgu yapan Nehir A.Ş. ve Maril Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Orak, “Sayın Başkan dava ve propaganda masraflarının cebinden karşılanmıyor olmasının verdiği rahatlıkla bilboard firmalarını zengin etmek amacıyla belediyenin parasını kullanarak şahsım ve şirketim ile uğraşmaya devam etmektedir” şeklinde isyanını dile getirdi.

MARİL HOTEL YÖNETİM KURULU BAŞKANI AHMET ORAK’IN KAMUOYUNA YAPTIĞI BASIN AÇIKLAMASI ŞÖYLE:

“Son günlerde Didim Belediye Başkanı Ahmet Deniz Atabay hakkında orta çıkan yüz kızartıcı iddialar ile alakalı sürekli şahsımın ve şirketimin suçlanıyor olması sebebiyle bu açıklamayı yapmak şart olmuştur.

Göreve geldiği günden bu yana 2012 yılında yaşadığımız tartışmanın acısını, kamu gücünü kullanmak suretiyle çıkarmak için her yolu deneyen yine CHP’li bir belediyeden aldığımız ruhsatı dahi iptal eden, binamızı yıkmak için onlarca tutanak ile ceza kesen ve kesmiş olduğu birçok ceza usulsüz olması sebebiyle mahkemelerce iptal edilen Sayın Başkan dava ve propaganda masraflarının cebinden karşılanmıyor olmasının verdiği rahatlıkla bilboard firmalarını zengin etmek amacıyla belediyenin parasını kullanarak şahsım ve şirketim ile uğraşmaya devam etmektedir.

Binamız ile ilgili kararı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vermiş olup Bakanlık kararını dahi yargıya taşıyan belediye başkanı hakkında bu güne kadar açıklama yapmamış olmamın tek sebebi yaşanan tüm sıkıntıların yargıya intikal etmiş olmasıdır.

Türk adaletine güveni tam bir vatandaş olarak davalar neticelene kadar sessiz kalmak niyetindeydim ancak Atabay tarafından açık hedef gösterilmeye başlandığım için şahsım ve firmamın geleceği için Türkiye kamuoyuna belirtmek isterim ki başkanın iddia etmiş olduğu uzlaşma teklifim tamamen hayal ürünüdür.

Şirketimin tek ortağı vardır. O da Türk’tür ve Türkiye de yaşamaktadır.

Başkanın kızını kaçırma olayı iddiası ise çok ahlâksız bir iftiradır.

Şayet böyle bir şey yaşandıysa neden savcılığa konu ile alakalı suç duyurusunda bulunulmamıştır?

Yine iddia edildiği gibi Süleyman ve Mehmet Özışık kardeşler ile iş birliği içinde olduğum da oldukça komik bir ironidir. Kendileri yaptığı haberler ile alakalı istihbarat toplarken şahsıma ve şirketime kamu gücü kullanılarak yapılan kötülükleri duymuş ve tanışarak yaşananları bir de bizden dinlemek isteği ile ziyaret etmek istemişlerdir.

Otelimize bugüne kadar gelmiş herkesi otelimizin kapısında karşıladım ve yine kapısında uğurladım. Bunca husumete rağmen belediye başkanı da gelmiş olsa ona da aynı şekilde davranırdım. Yaşadığı toplumun misafire hürmet geleneğinden bi haber belediye başkanının kendini aklamak için böylesine basit oyunlarını tebessüm ile izliyorum.

Türk toplum ahlâkına sığmayacak görüntüleri kendi istek ve talebiyle çekilmiş ve kayıt altına aldırmış bir şahsın kamunun hakkını savunuyorum adlı tiyatro oyununu gülerek izlemekle birlikte iddialarını kanıtlaması için kendisini ispata davet ediyorum. Aksi takdirde ilgilisine iftira davası açacağımı kamuoyuna saygıyla arz ederim.

Göreve geldiği günden bu yana sit alanları üzerine ruhsat veren, meclisin almış olduğu çatı kararına rağmen karara aykırı yapılan binalara göz yuman, kendi meclis üyesinin çatısının kaçak olduğu bilindiği halde 3 maymunu oynayan, göreve gelir gelmez kendi oteline ait su faturalarını sildiren belediye başkanımıza bu husumeti daha fazla uzatmayarak kamunun parasını şahsi egoları uğruna harcamamaya davet ediyorum.

Yapılan tüm zulüm ve baskılara inat Didim’e ve Türk turizmine yatırım yaparak istihdam sağlamaya devam edeceğiz. Kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.