Hak eden kazansın

Hüseyin Serdar

Yağmur, çamur, kar, sis, soğuk ile mevsim kışa ererken, siyasi iklimde seçim havası etkili olmaya başladı.

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerle yeni bir dönem için tüm yurtta belediye başkanları, meclis üyeleri ve muhtarlarımızı seçeceğiz.
Yapacağımız seçimlerin, şimdiden ülkemize yeni bir bahar coşkusu kazandırmasını diliyorum.

BENİM BAŞKANIM DEĞERLİ

Yerel seçimler daima milletvekili genel seçimlerinden çok farklı geçer.
31 Mart günü kentimizi yönetecek insanları belirleyeceğiz.
Bir Belediye Başkanının;
*Eğitimi, mesleki ve sosyal birikimi
* Belediye hizmetlerine yatkınlığı
* Çalışkanlığı, yetenekleri
* Dünya görmüşlüğü
* Yöneteceği ‘şehrin çocuğu’ olması
* Toplumla uyumu, sivil toplumu önemsemesi
* İşbirliği yapma ve kolektif çalışma anlayışı
* Hesap verme ve şeffaf olma kapasitesi
* Yaptığı, katıldığı STK ve gönüllü faaliyetleri
* Geçmiş hikayesi
* Dürüstlük algısı
* Eşitlikçi yaklaşımı
* Sanat, kültür, spor bakışı
* Doğa ve çevre, hayvan hakları
* Çocuk, gençlik, kadın ve dezavantajlı kavramlarına verdiği değer
* Ayırımcılık, partizanlık, yandaşlık, kayırmacılık eğilimleri
* Kurumsal hizmetlere hemşehrilerin erişimi hakkındaki görüşleri
* Kent ve kentlinin menfaatini gözetme
Gibi öncelikli olarak ‘olması gereken’ kişisel üst yapı konularında ki ‘duruşu’ seçmenler için önemlidir.

HALK SEÇER
Belediye Başkanı;
Mühendis, mimar, hekim, hakim, avukat, hesap uzmanı, kültür adamı ve öğretmen özelliklerine sahip bir doğasever, sanatsever, kültürsever, tarihsever, sporsever ve gönül insanı, bilime, medeniyete, gelişmeye açık olmalı, bağımsız düşünmeli, karar alma süreçlerinde ilgilileri dikkate almalı, beraber yönetme veya modern deyimle ‘yönetişim’ kavramına riayet etmeli, ‘yerindelik’ kavramını içselleştirmeli, parayı kılı kırk yararak doğru işlerde kullanmalı, vizyon sahibi olmalı…
Halkımız, böylesi başkan adaylarını, hangi partiden olursa olsun seçer ve başının üstünde taşır.
Olması gereken bu, hayalimiz, isteğimiz bu, halk sevdiğini inandığı ve güvendiğini, yorulmadan, şikayet etmeden, hamal gibi yıllarca sırtında taşıyabilir.
Biz böyleyiz, yüksünmeyiz, bilakis mutlu da oluruz…

ALLAH İÇİN SÖYLEYİN

İstediklerimiz de insan için, hak için, hukuk içindir;
* Suyumuz, havamız, yolumuz, toprağımız, caddemiz, parkımız, bahçemiz temiz
* Spor, oyun, yürüyüş ve gezi alanlarımız yeterli
* Yeşil, koru, orman, dağ, tepemiz
* Deniz, dere, çay, gölümüz doğal özelliğinde
* Yollar, sokaklarımız aydınlık
* Her köşemiz gece, gündüz güvenlikli
* Ulaşım kolay ve çok seçenekli
* Trafik kargaşası, gürültü ve görüntü kirliliği olmayan
* Estetik, mimari ve sanat değerleri yüksek
* Tarihi, kültürel ve doğal mirasımızın korunduğu
* Halkın sağlıklı olduğu
* Pazaryerleri ve otoparkların
* Semt ve mahallelerin iyi yaşam alanları olduğu
* Sosyo-ekonomik, imar ve yapılaşma bakımından kentsel çöküntü alanlarından bahsedilmediği
* Madde bağımlılığının olmadığı
* Engellilerin hayata katılmasının sağlandığı
* Gençlerin ve tüm kesimlerin sportif, sanatsal, kültürel aktivitelere katıldığı
* Eğitim kurumları ve kalitesinin yüksek olduğu
* Din, dil, inanç ve yaşam tarzı açısından herkesin kendisini mutlu hissettiği
* Rant kültürüne yaşama şansı verilmediği, yerle bir edildiği
* Göç almayan
* Suç ve asayiş sorunu yaşanmayan
* Geleceği parlak
* Ticareti, endüstrisi, turizmi, sanat, spor, kültür, kongre, fuar ve sosyal organizasyonların desteklendiği
İnsanların mutluluk, huzur ve gururla ‘iyi ki bu şehirde yaşıyorum’ dediği bir kent…
İşte tüm mesele bu!..
Allah için söyleyin şimdi, kim istemez bunları?..

OYUNA SAHİP OL

Seçen de, seçilen de dikkat etmeli;
Beş koca yıl geçtikten sonra yine kapına gelinecek ‘hemşerim, oyuna talibim’ denilecek…
O halde Oy’una sahip ol,
Hatta oyunu sen kur, istersen!…
**
Umarız; hepimiz için, kendimiz ve kentimiz için hayırlısı olacaktır.
Ne diyelim;
Şehirlerimiz, insanlarımız ve hak eden kazansın…

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.