Mahmut Özyavuz MHP Harran Belediye Başkan Adayı

AdımAdana Gönüller bir, Hedef bir. Bir Adımda Çukurova

Bahçeli: Büyük milletlerin her zaman beka meselesi vardır

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Cahiller ve cani ruhlular bilmese de büyük milletlerin her zaman beka meselesi vardır çünkü büyük milletler ebediyete kadar var olmayı hedef tayin ederler.” dedi.

Bahçeli, Bilecik’in Söğüt ilçesinde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, ecdat yadigarı topraklarda bulunmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Kutlu ceddin izinden yürüyüp iradesini temsil ettiklerini belirten Bahçeli, Söğüt’ün 720 yıldır sönmeyen beka meşalesi olduğunu vurguladı.

Bahçeli, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin hazırlık ve kampanya sürecinde ilk duraklarının Söğüt olduğunu anlatarak, şöyle konuştu:

“Burayı tesadüfen seçmedik, buraya ‘iş olsun’ diye gelmedik. Söğüt, tırmandığımız zirvelerin yamacı, fetihlerimizin giriş kapısı, iftihar edilecek mazimizin şanlı bir sayfasıdır. Söğüt bir başlangıçtır ama en hayırlı başlangıçlardandır. Söğüt ikinci Ergenekon’dur, ikinci Türeyiş Destanı’dır, yakın veya uzak coğrafyalara tebliğ edilen Oğuz Destanı’nın ağırlık merkezidir. Dağılmış, ufalanmış ve birliği bozulmuş son vatanımızın üzerine doğan umut güneşi, Türklüğün ülkü beşiğidir. Beyliklere bölünmüş, istilalara uğramış, kardeşliği zayıflamış, birlikte yaşama mefkuresi kesintiye uğramış yurdumuz Söğüt ile kendine gelmiş, Söğüt bilinci ile geleceğe uzanmıştır. İlhamımızı buradan alıyoruz. Gücümüzü tarihten kazanıyoruz, sırtımızı sizlere yaslıyoruz. Söğüt varsa umut vardır. Gölgesi hepimize yetecektir.”

Seçimlere 3 hafta kala 400 çadırlık Türkmen obasının hedef ve ülküleriyle mücadeleyi sürdürdüklerini dile getiren Bahçeli, “Beka için milli karar, cumhur için istikrar, sağduyunun birlikteliği Cumhur İttifakı. Söğüt kazanırsa Türkiye kazanır, Söğüt kararlı olursa Türkiye’nin bahtı açılır. Söğüt, Cumhur İttifakı derse Türkiye istikrar ve güvenlikle buluşur. Bu vesileyle Söğüt Belediye Başkan adayımız İsmet Sever’e, diğer ilçe belediye başkan adaylarımızla birlikte Cumhur İttifakı adaylarına üstün başarılar diliyorum.” ifadelerini kullandı.

“Dünün Bizans’ı neyse bugünün ihanet ortakları tıpatıp aynısıdır”
Devlet Bahçeli, Türkiye’yi karanlığa itmek isteyenler, “Türkiye köşeye sıkışsın.” diyenler olduğunu kaydetti.

Milli bekanın hedef alındığını, milli birliği yıkma planları yapıldığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Dünün tekfurları neyse bugünün iş birlikçileri aynıdır. Dünün Bizans’ı neyse bugünün ihanet ortakları tıpatıp aynısıdır. Güney sınırlarımız boyunca terör devleti kurmak için çalışıyorlar. PKK, PYD, YPG bir yandan, FETÖ ve kripto damarı diğer yandan ülkemizin düşmesini gözlüyorlar. Emperyalizm zaaf anımızı bekliyor. Zalimler rehavetimizi kolluyor. 1920’de barbar Yunan komutan nasıl ki büyük hünkarımız Osman Gazi’nin kabrini alçakça tekmeleyip ‘Osman bak, ben geldim. Haydi kalk da memleketini kurtar’ dediyse, bu vandalın peşinden gidenler de mukaddesatımızı ve mukadderatımızı çiğnemeyi amaçlıyorlar. Gezi Parkı olaylarında denediler, başaramadılar. 6-7 Ekim olaylarıyla denediler, başaramadılar. Doğu ve Güneydoğu il ve ilçelerimizde çukur açtılar, hendek kazdılar, barikat diktiler, işgal ve isyana kalkıştılar, başaramadılar. 15 Temmuz FETÖ darbe ve istila girişimiyle bir kez daha deneme yaptılar, yine başaramadılar ancak durmadılar, geri çekilmediler, ıslah olmadılar.”

“Hevesleri her zaman kursaklarında kaldı”
Türkiye’yi Suriye’ye çevirmek için kolları sıvayanlar ve Türkiye’den Irak çıkarmak için pusuya yatanların, ekonomik tetikçileriyle Türkiye’nin üzerine gelerek döviz silahını çektiklerini, faiz ve rant lobisini harekete geçirdiklerini belirten Bahçeli, “Küresel tefeciler, bölgesel iş birlikçiler, kanlı emeller, taşeron örgütler, devşirilmiş siyaset artıkları devamlı açığımızı aradılar, devamlı sabotaj ve suikasta heves ettiler. Çok şükür hevesleri her zaman kursaklarında kaldı. Bundan sonra da kalmaya ant olsun devam edecektir çünkü Türk milleti oynanan oyunları gördü, zalimleri tanıdı, zulme aşılamayacak bir duvar çekti. Ne var ki düşmanlık değişmedi. Kirli senaryolar değişmedi, hain niyetler dönüşmedi. Değişen sadece zamandı, sadece aktörlerdi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, şimdi de bunlara “zillet”in eklendiğini dile getirdi.

Bu kesimin, bugünlerde “patlıcan, biber, soğan” diyerek, patatesten sonuç almaya çalıştığını anlatan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Pazarı, çarşıyı, manavı bilmezler. Söğütlü ne yer ne içer kaygı duymazlar. Konu istismarsa, konu provokasyonsa, konu yalansa, konu dedikoduysa bunlardan daha kabiliyetlisi de çıkmaz, çıkmayacaktır. Yoksulluktan medet ve menfaat umuyorlar, zira işlerine böyle geliyor. Enflasyon canavarı başını kaldırdı mı mutlu oluyorlar. İşsizlik oranı ve işsiz sayısı arttı mı sevinçten havaya uçuyorlar. Bütçe açık verdi mi bayram ediyorlar. Dış ticaret açığı artmaya görsün gülmekten kendilerini alamıyorlar. Hele dövizin fiyatı bir yükselsin, felaket tellalları hemen ortalığa üşüşüyor. Onursuz bir kazancı, onurlu bir kayba üstün tutuyorlar. Varsın Türkiye zarar görsün, hiç umursamıyorlar. Ömürlerinde bir kez olsun adam gibi adam olmayı denesinler. Bir kez olsun yerli ve milli duruş sergilesinler. Bugün açsak yarın doyarız. Hayatın şaşmaz gerçeği budur. Bugün işimiz yoksa yarın buluruz. Haysiyetli yaşamın doğası budur. Patlıcan kışın pahalıysa yazın ucuzlar, elbet vakti geldiğinde doya doya yeriz, iklim ve ekonomik şartların gereği de böyledir.”

“Söğüt’e bakan bekayı görür”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, vatan elden giderse bunun telafisinin olmayacağını vurguladı.

Bahçeli, şöyle konuştu:

“Bayrak inerse bunun tamiri nasıl yapılacak? Ezan susarsa bunun ikamesi ne şekilde sağlanacak? Milli bekamız ölümcül yara alırsa bunun altından nasıl kalkılacak? Zillet ittifakını oluşturan partiler diyor ki ‘Beka sorunu yoktur.’ Beka sorunu olup olmadığını gelsinler büyük ceddimiz Ertuğrul Gazi’nin manevi huzurunda söylesinler. Yüzleri varsa Söğütlü ile paylaşsınlar. Cahiller ve cani ruhlular bilmese de büyük milletlerin her zaman beka meselesi vardır çünkü büyük milletler ebediyete kadar var olmayı hedef tayin ederler. Bu hedefe ulaşmak için pek çok badireye göğüs gererler, zulmete dayanırlar, çileye katlanırlar, hezimet ve yenilgilerden tekrar doğmayı bilirler. Türk milleti büyüktür, her zaman da büyük kalacaktır. Bugün beka sorunlarımız geçmişe nazaran ağırlaşmıştır. Söğüt’e bakan bekayı görür, bekanın sıcaklığını hisseder. Söğüt’ü idrak ve ifade etmeyi bilenler bekayı bal gibi anlar.”

“Cumhur İttifakı, Türkiye’nin aydınlık geleceğidir”
Bahçeli, Şeyh Edebali’nin öğütlerinde beka vurgusunun bulunduğunu, damadı Osman Gazi’ye söylediği “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” sözündeki insanı yaşatmanın bekayla ilgili olduğunu anlattı.

“Bir yanım Ahlat ise diğer yanım Söğüt’tür. Bir yanım Domaniç ise diğer yanım Söğüt’tür. Aklımda hep Türkiye vardır. Aynı zamanda Söğüt gönlümün burcudur, vicdanımın hisarıdır.” ifadelerini kullanan Bahçeli, vatandaşlara, “Ertuğrul neslinin devamı için Türk asırlarının istikbali için Türkiye’nin yükselişi için güçlü bir evet mi?” sorusunu yöneltti.

Bahçeli, sorularına kalabalık tarafından “evet” yanıtı verilmesi üzerine, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu evetlere zillet dayanamaz, bu evetler karşısında terör ve bölücülük şebekesi duramaz. Ne Kemal’i ne Meral’i ne de Temel’i. Bu evetler karşısında Türk düşmanları tir tir titrerler hatta bununla da kalamazlar, kaçacak ve saklanacak yer ararlar. Cumhur, kaderine leke sürdürmeyecektir. İnancımız budur. Cumhur, tarihine ve talihine zincir vurdurmayacaktır. Heyecan ve hedefimiz bu şekildedir. Cumhur İttifakı, Türkiye’nin aydınlık geleceğidir. Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin güvencesi ve güvenlik zırhıdır. Önümüzdeki Mahalli İdareler Seçimleri bir beka seçimidir.

Sizlerin huzur, bereket, güvenlik ve istikrarınızın teminatı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Zillet yeni hükümet sisteminden rahatsızdır. Zillet yapılanlardan memnuniyetsiz, yıkımın meftunudur. Zillet 31 Mart’ta arzuladığı neticeyi alırsa sistem tartışmalarıyla ülkemizin önünü kesmeyi amaçlayacaktır. Bu zillette hayır yoktur, ufuk yoktur, Türkiye’yi düşünmek asla yoktur. Nerede husumet var, zillet oradadır. Nerede fitne varsa zillet oraya yuvalanmıştır.”

“CHP Genel Başkanı telaş ve korku içindedir”
Bahçeli, “zillet ittifakı” olarak nitelendirdiği kesimin Türkiye’ye karşı inancını kaybettiği için kalben çoraklaştığını ve kafa olarak çölleştiğini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

“CHP, İP, HDP, SP, ÖDP beraberce aynı kervana girmişler, aynı kafilede yerlerini almışlardır. Atatürk’ün partisi terör örgütleriyle düşüp kalkmaktadır. CHP, HDP ve İP arasında vahim paslaşmalar, ibretlik kucaklaşma sahneleri vardır ve ortadadır. FETÖ bunların yanındadır. CHP Genel Başkanı telaş ve korku içindedir, yalan üstüne yalan konuşmaktadır, şuurunu kaybetmiş, akıl ve izan ölçüleri tümden kaybolmuştur. Bir gün söylediğini diğer gün inkar etmektedir. Sabah başka akşam başkadır. CHP Genel Başkanı, YPG’nin Türkiye’ye saldıracağına inanmıyor. Kaldı ki YPG’yi vatanlarını savunma örgütü olarak görüyor. Daha fecisi ise sırtlarını YPG’ye dayayanlarla iş birliği yapıyor. CHP Genel Başkanı, PKK, YPG’yi masum ve mağdur gösterecek kadar zıvanadan çıkıyor. Kılıçdaroğlu inanmaz bir üslupla YPG’yi kastederek ‘Onlar bize mi saldıracak?’ sorusunu gitsin Kilis’te söylesin, gitsin Hatay’da söylesin, gitsin Şanlıurfa’da sormayı denesin. Söylediklerini tevil ve inkara kalkışmasın. Zira her şey milletimizin gözü önünde cereyan etmektedir. YPG’nin nasıl bir katil ve terör örgütü olduğunu 94 roketli saldırıyı yaşayan aziz vatandaşlarımızdan öğrensin.”

Bölücü terör örgütü tarafından camilere füze atıldığını, mahallelere roket fırlatıldığını hatırlatan Bahçeli, “zillet ortakları” olarak nitelendirdiği kesiminin üç maymunu oynadığını belirtti.

“Gerçek CHP’lilere sesleniyorum; vazgeçin bu Kemal Kılıçdaroğlu’ndan”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, terör örgütü YPG/PKK’yı aklama ve temize çıkarma gayretinin teröre destek ve yardım olduğuna dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam etti:

“İş birlikçilik değil midir? Hıyanete onay vermek sayılmayacak mıdır? Bunun için CHP zilletin içindedir. Zillete kapılmıştır. Zilletle yolları kesişmiştir. Terör örgütleriyle dirsek teması olanlar Söğüt’ün yüzüne nasıl bakacak? Türk milletine ne diyecek? Hangi kamuflajın altına gizlenmeye takatları yetecek? Bir tarafta zillet diğer tarafta millet vardır. Bir tarafta zillet diğer tarafta ise milletin ruh kökünden doğan Cumhur İttifakı vardır ve nefesimiz bu nankörlerin ensesindedir. İP Başkanı ise HDP ile kuytu köşelerde görüşüyor, mükafat olarak HDP’nin Iğdır Belediye Başkan adayı tarafından muhabbetle selamlanıyor. Gaflete bakınız, rezalete bakınız, açığa çıkan karanlık iş birliğine bakınız. HDP, İstanbul’da, Ankara’da, Antalya’da, Adana’da, Bursa’da, Mersin’de, İzmir’de aday çıkarmıyor. Peki kimi destekliyor, elbette CHP’yi, elbette İP’yi.

Birbirlerine selam veremeyecek durumda olan partileri bir araya getiren motivasyon nedir? Bunlar nasıl olmuştur da ittifak kurmuşlardır? CHP ve İP’in belediye meclis üyesi adayları nerede ve kimlerin müdahalesiyle tanzim edilmiştir? Olan şudur: Kandil isim vermiş, CHP yazmıştır. Kandil önermiş, İP ‘tamam’ demiştir. Netice olarak zillet ete kemiğe bürünmüştür. Türk milleti bu zehri yutmaz, Söğüt bu tuzağa düşmez, Allah’ın izniyle de düşmeyecektir. Gerçek CHP’lilere sesleniyorum; vazgeçin bu Kemal Kılıçdaroğlu’ndan.”

“Milli bekamız için tarihi nitelikte bir tercihte bulunacaksınız”
31 Mart’tan sonra belaya sabır, nimete şükür, kadere rıza, Söğüt’e vefa gösterip çok çalışacaklarını vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle tamamladı:

“720 yıllık ruhu muhafaza edeceğiz. Gayret bizden, takdir sizlerden. Sefer bizden, zafer Allah’tan. Yükümüz ağır, işimiz çetin, gücümüz kıla bağlı. Ne var ki yardımcımız Cenabı Allah’tır, güvenimiz ise iradelerinden asla kuşku duymadığımız Söğütlü kardeşlerimdir. 31 Mart’ta yalnızca belediye başkanı, belediye meclis üyesi, il genel meclis üyesi, köy ve mahalle muhtarı seçmeyeceksiniz. Bunların üstünde milli bekamız için tarihi nitelikte bir tercihte bulunacaksınız. Ecdadımızın hatıralarını ve kutlu dileklerini inanıyorum ki var etmek için gereğini yapacaksınız. Bu vesileyle bir zamanlar aramızda olup da bir nedenle kopup giden ancak samimi pişmanlık yaşayan her kardeşimi kucakladığımı, onlarla helalleşme arzusu taşıdığımı bir kez daha ifade ediyorum. Söğüt’e dün sahip çıktık, yine çıkmaya kararlı şekilde devam edeceğiz. Sizlere güveniyorum, Söğüt’e inanıyorum.”

Haberi PAYLAŞINIZ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir