AK Parti İstanbul için olağanüstü itiraz dilekçesini YSK’ye sundu

AK Parti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmesi için YSK’ye olağanüstü itiraz dilekçesini sundu.

AK Parti, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmesi için Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) olağanüstü itiraz dilekçesini sundu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, olağanüstü itiraz dilekçesini vermek üzere YSK’ye geldi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, İstanbul seçimlerinin iptali ve seçimin yenilenmesi için Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) olağanüstü itirazda bulundu.

Yavuz, İstanbul’daki seçim sonuçlarıyla ilgili olağanüstü itiraz dilekçesini YSK’ye sunduktan sonra basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ali İhsan Yavuz, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un, 130. maddesi gereğince İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmesine ilişkin olağanüstü itirazda bulunmak üzere geldiklerini, dilekçe ve belgelerini YSK’ye sunduklarını söyledi.

Seçim akşamından bu yana tüm Türkiye’nin İstanbul seçimlerine kilitlendiğini belirten Yavuz, süreçte her partinin ve YSK’nin seçimin sonuçlarına dair aktarımlarda bulunduğunu dile getirdi.

YSK’nin, 28 bin farkla CHP’nin lehine seçimin bittiğine dair bir açıklamada bulunduğunu hatırlatan Yavuz, CHP’nin 29 bin oy farkla kendileri lehine seçimin bittiğini, AK Parti’nin ise 3 bin 870 oy farkıyla seçimleri AK Parti’nin aldığını dile getirdiğini anlattı.

Bunun üzerine, rakamların ayrı olması ve kendi kayıtlarına göre çelişki bulunduğunun görülmesi üzerine meselenin çok yakın takipçisi olduklarını söyleyen Yavuz, farkın ne olduğunu anlamaya ve araştırmaya başladıklarını kaydetti.

Yavuz, seçim sonuçlarını hızlı şekilde elde etmek, varsa hataları da anında fark etmek üzere bir sistem kurguladıklarını, kayıtlarına ve rakamlara çok güvendikleri için maddi hataları düzeltmeye çalıştıklarını söyledi.

Sayım sonuç çizelgelerinden sandık sonuç tutanağına aktarılırken kaydırılan rakamları, sandık sonuç tutanağından birleştirme tutanaklarına ilçe seçim kurullarında girilirken küçültülen veya yok edilen rakamları tespit ettiklerini anlatan Yavuz, bunları fark ettikçe düzeltmeye çalıştıklarını söyledi.

İkinci olarak geçersiz oyların yeniden sayılmasına ilişkin talepte bulunduklarını belirten Yavuz, üçüncü olarak da tüm oyların yeniden sayılmasını istediklerini hatırlattı.

Bu üç çalışmayı yaptıklarını ifade eden Yavuz, “Sonuçta sadece maddi hata düzeltimi yoluyla 8 bin, 9 binlere varan AK Parti lehine olması gerekirken başka yere kaydırılan oyun olduğunu gördük. Geçersiz oyların sayımından da anladık ki yaklaşık 6 bin oy AK Parti’ye yazılması gerekirken başka yerlere kaydırılmış.” diye konuştu.

“Başa baş giden bir seçim var”
Yaptıkları çalışma ve sayım sonucunda CHP’nin lehine de yazılan oylar bulunduğunu ancak yüzde 85,6 oranında AK Parti’nin aleyhine bir durumu tespit ettiklerini söyleyen Yavuz, oyların sadece yüzde 14,5 kadarının CHP’nin aleyhine yazıldığını aktardı.

Ali İhsan Yavuz, “Başa baş giden bir seçim var, aşağı yukarı birbirine çok yakın oy oranı var. Ama düşünebiliyor musunuz, geçersizlere gelince yüzde 85,5 AK Parti aleyhine kayda geçme söz konusu. Biz bunun çok daha vahim olduğunu düşünüyoruz. Olanlar seçmen iradesinin bir anlamda gerçekten iç edildiğini bize gösteriyor.” dedi.

Deliller 4 bölümde sunuldu
Şüphe etmeleri için çok fazla sebep bulunduğunu belirten Yavuz, buldukları delillerden bir kısmını aktaracağını, kalan kısımları yarın Genel Merkez’de düzenleyeceği basın toplantısında anlatacağını bildirdi.

Ali İhsan Yavuz, ileri sürdükleri gerekçelerden birinin sayım döküm cetvellerindeki usulsüzlükler olduğunu belirterek, bu cetvellerden 5 bin 388’inin mühürsüz, 694’ünün imzasız, 211’inin boş olduğunu gördüklerini söyledi.

İkinci olarak kısıtlı, ölü, cezaevi seçmeni ve hükümlülerle ilgili usulsüzlükler tespit ettiklerini aktaran Yavuz, şunları kaydetti:

“Seçmen listelerinde kısıtlılar var ve yanına ‘Oy kullanamaz.’ diye şerh düşülmemiş. Normal ilçelerdeki seçmen listelerinde cezaevi seçmeni var, yanına ‘Oy kullanamaz.’ şerhi düşmeyenler var. Şerh düşülenleri kast etmiyoruz. Yine cezaevini birinci adres olarak gösteren ve aslında oy vermemesi gerekirken veren seçmenler var cezaevinde. Türkiye’nin birçok yerinde hükümlü olanlar var. Taksirli suçlar hariç hükümlüler oy kullanamaz ama ne hikmetse yanına ‘Oy kullanamaz.’ şerhi düşülmeyen 5 bin 287 hükümlü İstanbul’daki seçmen kayıtlarında yer almış.”

Ali İhsan Yavuz, buldukları delillerden üçüncüsünün kayıp oylar, dördüncüsünün ise oy kullanan seçmenle oy pusulası arasında çok ciddi farklar tespit edilmesi olduğunu anlattı. Yavuz, şöyle devam etti:

“Normalde oy kullanan sayı belli, imza atılıyor, sayı ortaya çıkıyor. Geçerli oylar ve geçersiz oyların buna eşit olması gerekiyor. Ama biz gördük ki eksik veya fazla olan buradaki sayı 25 bin kadar bir sayı. Aradaki fark 13 bin 900’lere düşmüş, hem de sandığın sadece yüzde 10’u sayılmış, ama diyorum ki burada bir şeyler olmuş. Geçerli olarak kabul edilen sayı 25 bini buluyor. Bu konuda belgelerimiz ve iddialarımız var.”

“KHK ile ihraç edilenler var”
Ali İhsan Yavuz, son olarak da sandık başkanları ve memur üyelerin durumuyla ilgili iddialarının bulunduğunu söyledi. Yavuz, mevzuat çok açık ve net olmasına, sandık başkanlarının kamu görevlileri arasından belirlenmesine, resmi memur üyenin de aynı şekilde atanması gerekmesine rağmen 62 bin 560 kişinin 19 bininin kamu görevlileri arasından seçilmediğini tespit ettiklerini aktardı.

Yavuz, yarın bu konuyu daha ayrıntılı anlatacağını, bu kişiler arasında KHK ile ihraç edilmiş olanların da bulunduğunu ifade ederek, tüm bu gerekçelere dayalı olarak olağanüstü itirazda bulunduklarını bildirdi.

Bir kısım oylar düzeltildiğinde 16 bin 884 oyun AK Parti lehine yazılması gerekirken başka yerlere yazıldığını belirten Yavuz, “CHP’nin de aleyhine az da olsa yazılanlar var, onları da çıktıktan sonra 14 binli rakamlardan bahsediyoruz. Bugün aradaki fark 13 bin 900’e kadar inmiş. O zaman bütün bunlar ne? Organize usulsüzlük, tam bir seçim yolsuzluğu var. Bütün bu şaibeyi ortadan kaldıracak tek merci YSK’dir.” dedi.

“İstanbul il birleştirme tutanakları tamamlandıktan sonra olağanüstü itiraz yolunun kullanılması bekleniyordu. İtirazı erken mi yapmış oldunuz?” sorusu üzerine Yavuz, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un 130. maddesinin, “birleştirme tutanaklarının düzenlenmesinden sonra 7 gün içinde seçimin neticesine müessir olaylar ve haller sebebiyle itiraz edilebileceğini” hükme bağladığını hatırlattı.

Yavuz, bu sürenin, başvurunun son kısmını belirlemek için konulduğunu, YSK’ye bundan önce de bu şekilde olağanüstü itiraz geldiğini, YSK’nin de “Bunun zamanı değil, kabul etmiyorum.” demediğini söyledi.

Ali İhsan Yavuz, “Bir son tarih belirleyecek ya bu son tarihi belirlemek üzere sadece birleştirme tutanaklarının hazırlandığı tarihten 7 gün sonra denmiş. Yoksa ondan önce olağanüstü itirazda bulunulmaz anlamına gelen bir yaklaşım değildir.” şeklinde konuştu.

Söylediklerinin hiçbirinin belgesiz, delilsiz, dayanaksız olmadığını belirten Yavuz, “Hepsinin delillerinin olduğunu yarın tek tek ortaya koyacağız. Artık söz YSK’nindir. Ben YSK’nin vereceği kararla, gerçekten kamuoyunu rahatlatacağını, şüpheleri ortadan kaldıracağını, bu organize usulsüzlüğün ve seçim yolsuzluğunun önüne geçeceğini düşünüyorum.” dedi.

YSK başvuruyu ne zaman ele alacak?
YSK’nin, başvuruyu Maltepe’deki sayımın tamamlanması ve İstanbul il birleştirme tutanaklarının hazırlanmasının ardından ele alması bekleniyor.

AK Parti’nin daha önce yaptığı Büyükçekmece’deki seçim sonuçlarına ilişkin itiraz da bu başvuruyla birlikte görüşülecek.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.