Kaset-Para takasına hukukçular yerine biz mi utanalım?

Yıldıray ÇİÇEK, Türkgün Gazetesi

Yerel seçim öncesinde “sahte senet ve görevi kötüye kullanma” suçlaması ile hakkında dava açılan Mansur Yavaş beraat etti. Bu davayı Mansur Yavaş’ın “şizofren, çocuk pornocusu, sahtekâr” dediği Necmettin Kesgin isimli şahıs açmıştı.

Bu olay üzerinde hem Türkgün gazetesi, hem de şahsım yazdığımız yazılarla durmuştuk.

          Oysa “şizofren, çocuk pornocusu, sahtekâr” denilen Necmettin Kesgin ile biz hayatımızda hiç karşı karşıya gelmedik. Onunla ticaret yapan, atış poligonlarına giden, bürokratlarla beraber yemekli sohbetler düzenleyen Mansur Yavaş’tı. Aralarındaki ticaret ne zaman çıkmaza girdi, o zaman birbirlerine düşman oldular. Adam olana sormazlar mı o halde, “şizofren, çocuk pornocusu, sahtekâr” dediğiniz adamla niye sosyal mesafenizi kaldırmıştınız? Niye bürolarda, lokantalarda, lokallerde ve sosyal tesislerde buluşuyordunuz?

          Mansur Yavaş, hakkında açılan davadan beraat edince Yeniçağ gazetesi “Bir seçim uğruna Mansur Yavaş’ı linç etmişlerdi! Şimdi özür vakti “ başlıklı bir haber yaptı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, MHP Lideri Devlet Bahçeli’yi, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu, AKP sözcüsü Ömer Çelik’i, Ankara Büyükşehir Belediye Eski Başkanı Melih Gökçek’i Mansur Yavaş’tan özür dilemeye davet etti.

          Avrasya Araştırma Başkanı olan, tüm mesaisini CHP’nin ve yancılarının başarılı olma stratejisine adamış olan Kemal Özkiraz da sosyal medya üzerinden bana “Sayın Yıldıray Çiçek birçok kez yazdığınız ve peşin hüküm verdiğiniz davalardan Sayın Mansur Yavaş beraat etti. İthamlarınız için kendisinden bir helallik istemeyecek misiniz?” çağrısında bulundu.

          Ben de bu çağrısına “Kemal bey, sanırım karıştırdınız. Çocuk pornocusu denilen adamla ticaret yapan, atış poligonlarına beraber giden, bürokratlarla beraber yemeklitoplantı yapan, HSYK eski başkan vekilini aracı edip “Parayı ver, kasetini al” şantajını yapan ben değilim.” cevabını verdim.

          TGRT’de ana haber sunuculuğu yapan Ekrem Açıkel de herhalde bunların gazına gelmiş ki; “Ve bugün Mansur Yavaş, davadan beraat etti. Daha trajik olanı söyleyeyim mi size? Bu suçlamaları Yavaş’a yönelten Necmettin Kesgin şimdi aranıyor. Peki ne olacak? Sizce kim utanacak?” diye utanacak adam arıyor. CHP ve yancıları şimdi TGRT’deki ana haber sunucusu Ekrem Açıkel’e kahraman muamelesi yapıyor. Ekrem Açıkel utanacak biri varsa en başta Mansur Yavaş’tır. O konuya geleceğim şimdi…

          Şimdi ortada Mansur Yavaş’ın “Üçkâğıtçı, dolandırıcı, şizofren, çocuk pornocusu” dediği kişiye attığı “Elimde kasetin var, ailene rezil edeceğim” mesajı var mı? Var…

          Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) eski Başkanvekili olan kişinin Necmettin Kesgin ve Mansur Yavaş arasında aracılık ettiği o ana ait video görüntüleri var mı? Var…

         HSYK eski Başkanvekili olan o kişi Necmettin Kesgin’in yanından Mansur Yavaş’ı arayıp şunları diyor mu? Diyor…

        “ – Başkan nerelerdesin? Datça’da. Şimdi bak başkan, Necmettin’le beraberiz. (Parayı getirmiş de) Sendeki belgelerin tümünü bana teslim edeceksin. Şeyi de getirmiş… Dövizi de getirmiş. Onu teslim edeceğim, şeyler bende kalacak… Eyvah eyvah… O zaman cuma günü. E tamam olur o zaman. Biz şeyde, Minasera’da oturuyoruz ya. Açık, açık burası açık da, istersen büroya getirsin. Büro açık değil mi? Tamam. Bak şimdi Necmettin ile ilgili kaset, ses, görüntü her ne varsa onların tamamını getirsin bana tamam mı? (Görüntü kasetleri, CD’leri) O iki belge de gelsin. Yav ver onları da, bende duracak. Tamam, tamam. Şeyler gelsin. Tamam, büroya getirsin, oldu. Haydi görüşürüz, sağol.”

         Gelelim asıl odaklanmamız gereken konuya… HSYK eski Başkanvekili’nin aracılık ettiği bu olayda “çocuk pornocusu” denilen Necmettin Kesgin’e para karşılığında satılan görüntü kasetleri, CD’ler içinde neler vardı? “Çocuk pornocusu” dedikleri adama herhalde zikir görüntüsünü parayla vermiyorlardı değil mi?

         Kendisi bir hukukçu olan Mansur Yavaş ile Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu eski Başkanvekili “çocuk pornocusu” dedikleri adama neyin görüntüsünü sattılar? Şimdi bu zihniyet başka alacak-verecek konularında böyle kaset, görüntü mü satacak?

“Getir parayı, al kaseti” şantajı hukukun neresinde var?

        Mansur Yavaş yargılandığı davadan beraat aldıysa yargı kararına elbette saygılıyız. Ama her kararın doğru ve hukuki olmadığını da binlerce olaydan gördük ve şahit olduk.

        Mansur Yavaş hakkında Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen “görevi kötüye kullanmak”, kişilerin huzur ve sükûnunu bozmak” suçlarından açılan davada, davanın hâkimi çocuk pornocusu denilen Necmettin Kesgin’e “sana para karşılığı ne kaseti, görüntüsü verdiler” diye sormuş mudur? Ya da Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu eski Başkanvekili olan kişiyi mahkemeye çağırıp “sen hangi kaset ve görüntü için aracılık ettin?” diye soru yöneltmiş midir?

       Ya da davanın muhatabı olan Mansur Yavaş’a “Sen hangi kaset ve görüntülerle Necmettin Kesgin’e şantaj yapıyordun?” diye sorgulamış mıdır?

       Ortada utanılacak ve özür dilenecek bir konu varsa o da Mansur Yavaş’ın kaset üzerinden tehditleri, şantajları ve bir hukukçuyu aracı ederek kaset-para takasıdır.

       “Şizofren, çocuk pornocusu, sahtekâr” denilen Necmettin Kesgin isimli şahısla bir dünya kurup içine ticaret ortamı, sosyal etkinlikler sığdıran sanki bizmişiz gibi biz özür dileyecekmişiz, biz utanacakmışız?

        Türkiye’de adalet, hukuk tam uygulansa sırf şu kaset-para şantajı üzerinden yapılan takasının bile bir bedeli olurdu.

        Kamuoyu önündeki insanların her adımı, yaptıkları, adının karıştığı olaylar sorgulanır ve tartışılır. Biz de bunu yaptık ve bunu yazdık ve yazmaya devam ediyoruz.

        O yüzden susun da “çocuk pornocusu” dediğiniz adama kaset satmayı bile böyle normal gösteren karakteriniz sorgulanmasın…

        Mansur Yavaş’ın dostu ve sosyal ortam arkadaşı Necmettin Kesgin ile yaşadığı diyaloglar utanç olarak arşivlere girmiştir. O masum duruşun arkasında para için neler yapabileceğini göstermesi ve içinden adeta canavar çıkarması bile aslında önemli bir kanıt olmuştu.

        Şimdi CHP ve yancılarına tetikçilik yapan Fatih Altaylı bile, bu hali canlı yayında “Bu hiç hoş değil, üzücü” dediğinde Mansur Yavaş “Fatih bey parayı almak için yazdım” pişkinliğini göstermişti.

        Hâkimler ve Savcılar Kurulu Mansur Yavaş hakkında verilen kararı bir incelesin bakalım altından neler çıkacak…

        Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu eski Başkanvekili kişinin kaset konusunda nasıl aracı olduğuna dair videoyu izlesin bakalım, kurum adına hangi ahlaki ve hukuki leke bırakılıyor görsünler… Hukukçular, kaset ve para takasına aracılık ediyor. Vay be…

Bakın bu konuda sizin adınıza biz utanabiliriz mesela…

TGRT’de ana haber sunan Ekrem Açıkel, sen de gel utan bu hale…

        Bu arada Mansur Yavaş’ın siyasi utançları da çoktur. O yüzden MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye 12 Eylül 2010 referandum dönemi yazdığı mektup adına utanıp, özür dilemesini hala bekliyoruz. Defalarca yazdım, şimdi tekrar vurguluyorum; MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye yazdığı o mektup adına özür dilediği gün, bir daha Mansur Yavaş adı geçen hiçbir yazı yazmayacağım.

        Yakın bir zamanda CHP’den istifa edeceği beklenen Mansur Yavaş’ın istifasını bile değerlendirmeyeceğime söz veriyorum. Önce şu özür mektubunu görelim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir